YASAL UYARI



*5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU
UYARINCA BU BLOG DAKİ YAZILARDAN TAMAMEN YA DA KISMEN KAYNAK GÖSTERİLMEDEN ALINTI YAPILAMAZ VE YAYINLANAMAZ. AKSİ ŞEKİLDE DAVRANANLAR İÇİN YASAL İŞLEM BAŞLATILACAKTIR.



30 Mart 2010 Salı

Jean Paul Gaultier Classique X



Yazlık baharlık parfümlerimize yepyeni fırından yeni çıkmış bir parfümle devam ediyoruz :D

Jean Paul Gaultier Classique X 2010'un ilk aylarında bize merhaba dedi :) tabi ben büyük bir merakla Türkiye'ye gelmesini bekledim ve gelir gelmez de vakit kaybetmeden denedim. Karşıma süper, çok etkileyici bir parfüm mü çıktı? Hayır, beklediğimi bulamadım ama yine denemeye değer ve bu yaz için iyi bir alternatif olabilir.


Öncelikle şişesi çok güzel. Bu cazibeli şişe insanın beklentilerini artırmıyor değil doğrusu :) Parfümümüze geçersek...

Notalar:

Açılış: bergamot ve mandalina

Orta: portakal çiçeği

Dip: iris ve vanilya


Classique X çok çok hafif bir parfüm. Orjinal Classique parfümle kesinlikle benzerliği yok. Sıcak yaz ayları için ideal. Parfümün açılışı ferah ve limonsu. Sanırım bu parfümde en çok beğendiğim özellik bu limonsu açılış oldu :) Orta notalarda bu güzel açılış yerini sıradanlığa bırakıyor diyebilirim. Ne portakal çiçekleri ne de dip notalardaki iris akılda kalıcı bir etki bırakıyor . Zaten çok hafif olan bu parfüm kalıcılık konusunda da pek başarılı değil. Bir kaç saat içinde belli belirsiz hissedilen bir noktaya geliyor. Gerçi bu durum bir kaç saatte bir parfümü yenilemeniz ve o keyifli açılışı tekrar yaşamanız için bir fırsat olabilir :) Bir kaç saatin sonunda resmen vanilyanın yumuşaklığında eriyip gidiyor parfüm.


Classique X ortalamanın üzerine çıkan bir parfüm değil fakat akranlarından daha başarısız da değil. Yaz günleri için kırılgan bir parfüm arıyorsanız Classique X i denemenizde fayda var.



25 Mart 2010 Perşembe

Dramaqueen'den Muhteşem Hediyeler


Dramaqueen birbirinden güzel hediyeler veriyor. Bayıldım resmen!!


bu hediyeler kaçırılacak gibi değil doğrusu :)

Yeni Blogum PANDOROSA

Birbirinden eğlenceli şapkalarımı beğeninize sunduğum yeni bloguma buyrun!!
http://pando-rosa.blogspot.com/

Carolina Herrera Chic


Bu güzel bahar günlerinin keyfini çıkarırken ben de sizlere yazlık ve baharlık parfümeri tanıtmaya devam edeceğim. Chic ünlü burunlar Alberto Morillas ve Jacques Cavallier tarafından Carolina Herrera Modaevi için yaratıldı. (www.fragrantica.com)
Notalar:
Açılış: gül yaprakları ve kırmızı frezya
Orta: mandalina çiçeği, portakal çiçeği
Dip: sandal, beyaz misk ve vanilya
Eğer tertemiz, hafif mi hafif bir parfüm arıyorsanız işte karşınızda Chic. Frezyanın ve koparılmış gül yapraklarının serin kokusuyla açılış yapıyor ve turunçgil çiçeklerinin narinliğiyle olgunlaşıyor bu parfüm.
Narin mi narin, hatta kırılgan bir parfüm Chic. Minimalist fakat çarpıcı yapısı şişesine de yansımış ve dikdörtgen formundaki sade şişesine kırmızı ile canlılık katılmış. Chic modern günümüz kadınını yansıtıyor. Göze batarak değil ince ayrıntılarla etkileyici olmayı seven minimalist kadınlar için yaratılmış. Neredeyse su saflığında bir freshlik sunuyor insana. Kesinlikle en ufak bir tatlı nota bulunmamakta. Çiçeklerle belli belirsiz parfümlendirilmiş saydam bir su gibi. Böyle söylemem etkileyici olmadığı anlamına gelmesin sakın. Aksine son derece etkileyici bir parfüm fakat bunu sakinliğiyle ve sessizliğiyle yapıyor. Zaten Jacques Cavallier gibi bir ustadan kötü bir parfüm beklemiyoruz :)
Chic, bir anda aşık olduğunuz parfümlerden çok, zamanla kendini sevdirenlerden. İlk koklayışınızda etkilenmeseniz bile ona şans verin :)

19 Mart 2010 Cuma

Happy by Clinique


Doyasıya Mutluluk
Bahar yavaş yavaş gelirken kendinize cıvıl cıvıl bir parfüm mü arıyorsunuz?
Renkli elbiselerinizle ya da sadece jean ve bir t-shirt ile kendinizi sokağa attığınız sportif günlerinizde kullanmak için hem taze hem de bol meyveli ve çiçekli bir parfüm Clinique Happy. Adı gibi insana mutluluk veriyor :)
Açılış: bergamot, portakal, greyfurt, hint mandalini, erik ve elma
Orta: orkide, frezya, zambak, gül
Dip: mimoza, manolya, amber ve misk
Happy'nin turunçgillerle dolu bir açılışı var ama bu açılış kesinlikle sert değil. Bu fresh başlangıç diğer meyveler ve çiçeklerle dengelenmiş. Happy kesinlikle serin bir parfüm. İnsana taptaze bir his veriyor. Sıcak yaz aylarında serin bir dokunuş için ideal. Farklı ve yeni bir şey sunmamakla birlikte günlük kullanım için uygun, iddiasız ama neşeli bir parfüm :)

15 Mart 2010 Pazartesi

Le Bain by Joop!



a Masterpiece..
Bugün sizlere parfüm dünyasının başyapıtlarından birini, muhteşem bir parfümü tanıtacağım!
Le Bain, 1989 yılında yaratıldı ve o günden beri baş döndürücü aromasıyla bizleri büyülemeye devam ediyor. Günümüzde diğer Joop! parfümleri gibi az bulunması onu daha da kıymetli yapıyor.
Notaları:
Açılış: bergamot, portakal çiçeği, limon ve aldehitler
Orta: zambak, yasemin, sedir, sandal ve gül
Dip: amber,misk, paçuli, tonka fasülyesi, vanilya

Le Bain çok güzel bir açılışla insanı tavlıyor. Limonlu fresh bir giriş ve bergamotun tatlı sertliği...

Ardından zambak hafif otsu kokusuyla insanı ele geçiyor. Gül ve yasemin utangaç kızlar gibi kendilerini bir gösterip bir kayboluyorlar. Bu güzel çiçekler odunlarla karışıp muhteşem bir aroma halini alıyorlar.

Le Bain banyonun rahatlatıcı etkisinden esinlenerek yaratılmış. Parfümün açılış notalarıyla beraber bu rahatlatıcı etki insanı sarıyor ve bütün duyularınıza hitap ediyor.
Su buharına karışmış aromalar, dumanlı odunlar ve gizemli reçineler. Bu parfüm insanı kendine aşık edecek kadar güzel :)

Gözümün önünde oryantal bir banyo, bir hamam canlanıyor. Buharların ve su seslerinin arasında sıcak suyun rahatlatıcı etkisi vücudunuza ve ruhunuza nüfuz ediyor. Suların içine karıştırılmış aromatik yağların kokusuna biraz ilerde çıtırdayan şömineden yükselen reçine ve odun kokuları karışıyor. Bir anda tütünle harmanlanmış vişne kokuları da alırsanız şaşırmayın!

Le bain hem fresh hem aromatik hem de odunsu notaların muhteşem bir karışımı. Biraz erkeksi ama kesinlikle kadınsı, duyulara hitap eden bir parfüm. Aynı anda vanilyanın sıcaklığına, limonun ekşiliğine ve reçinelerin tatlılığına sahip. İçindeki her notanın ne kadar doğal durduğuna, adeta çekici bir iksire dönüştüğüne şahit olacaksınız.

Aslında bugün başka bir parfüm yorumu yapacaktım ama sabah postacı şiparişimi getirdiğinde, bu güzel parfümü bekletmeden sizlere tanıtmak istedim. Türkiye de bulma imkanınız yok hatta
internette bulmak bile çok zor. Fakat bir süre önce Strawberry e geldi, tabi ben bu fırsatı kaçırmadım ve kendisine kavuştum. Denemeden Parfüm almak çok riskli bir durum biliyorum. Bu nedenle eğer Hypnotic Poison gibi bol aromalı hatta gurme etkiler taşıyan güçlü oryantallerden hoşlanıyorsanız Le Bain i mutlaka seversiniz :)

12 Mart 2010 Cuma

Beyond Paradise by Estée Lauder

Cennetin ötesi...
Estée Lauder'ın bu güzel parfümü 2003 yılında burun Calice Becker tarafından yaratıldı. Egzotik çiçekler içeren parfümün notaları şöyle:

Açılış: portakal çiçeği, mavi sümbül, jabuticaba meyvesi ve Eden's mist
Orta: yasemin, orkide, pembe hanımeli ve mahonia japonica ( japon sarı boya çalısı)
Dip: erik çiçeği, amber, zebrano ağacı, altın defne kabuğu

Oldukça egzotik notalara sahip bu parfüm çiçeklerin tatlı özsularını içeriyor. Yasemin notası oldukça baskın. Orkide ve egzotik odunsularla birlikte tropikal adaları anımsatan bir parfüm yaratılmış. Beyond Paradise oldukça etkileyici ve insana mutluluk veren bir parfüm. Hafif bir parfüm kesinlikle değil. Yoğun çiçekler kadınsı bir ağırlık yaratmış hatta bazen bu ağırlık insana rahatsızlık veriyor. Bu nedenle de çok fazla ve sıcak havalarda kullanılmasını tavsiye etmiyorum. Parfümün geçişleri oldukça güzel, meyveli ve çiçekli açılışı orta notalarda tatlı çiçekler ve dip notalarda değerli odunsular takip ediyor.

Yoğun çiçek parfümlerini sevenler Beyond Paradise ile tenlerinde egzotik rüzgarlar estirebilirler :)

11 Mart 2010 Perşembe

Dalimania by Salvador Dali

Dalimania 1999 yılında burun Phillippe Collet tarafından yaratıldı. Oryantal aileden meyveli bir örnek olan Dalimania nın şişesi de oldukça albenili. Notaları:

Açılış: portakal, şetali ve siyah frenk üzümü
Orta: hindistan cevizi, gül, zambak, iris ve yasemin
Dip: amber, sandal, misk, vanilya ve süt

Notalarından da anlaşılacağı üzere Dalimania'nın tatlı bir açılışı var. Alışık olduğumuz şekilde yoğun turunçgillerden oluşan bir açılış yerine şeftali, frenküzümü ve portakalla tatlı ve yumuşak bir açılış tercih edilmiş.

Parfüm orta notalarda çiçeklerin hakimiyetine giriyor. Hindistan cevizi oldukça baskın bir nota fakat çiçeklerle denge sağlanmış ve ortaya çok çekici ve kadınsı bir tatlılık çıkmış. Bu özelliğiyle parfüm çok tatlı olmasına rağmen daha olgun yaşta kadınların da tercihi olabilir.

Dalimania'nın bence en önemli özelliği dip notalarında bulunan süt. Süt notası parfüme kremsi ve yumuşak bir hava vermiş. Bu sayede bir çok tatlı parfümde karşılaşılan yoğunluk kırılmış. Çiçekler kendilerini tek tek göstermek yerine hindistan ceviziyle harmanlanıp tropik bir iksir halini almışlar. Süt notasının kremsiliğine rağmen Dalimania içi kıpır kıpır bir güzel. Ben onu Flamenko yapan ateşli bir çingene kızına benzetiyorum. Şişenin kırmızı çekiciliği de bu hayali destekliyor.

Kırmızı şişesinin içindeki bu tatlı mı tatlı ispanyol ateşi kışın olduğu kadar yaz gecelerinde de rahatlıkla kullanılabilir. Dalimania ağzınızda eriyen kremalı ve meyveli şekerlemeler gibi! Tatlı parfüm sevenlerdenseniz Dalimania'ya mutlaka şans verin ;)




Kreativ Blogger

Ben de kazandııım!!! :)
Dramaqueen beni bu ödüle layık görmüş :) Nasıl sevindim anlatamam. Henüz acemi bir blogger olmam nedeniyle ödül alacağımı düşünmediğim için fazlaca sevindim. Takdir edilmek, beğenilmek gerçekten çok güzel bir his :)

Sıra benim ödüllerime geldiii!! Aslında karar vermek oldukça zor oldu çünkü beğendiğim çok fazla blog var.
..and the winner is...

1. Jitterbug: ilk ödülüm benim gibi parfüm meraklısı olan arkadaşıma...

2. Dramaqueen: farklı konularda yazdığı ve bende hep "Drama ne yazmışş bugün?" merakı uyandırdığı için.

3. Cindrella under the Umbrella : eğlenceli DIY fikirleri için.

4. Makyaj Çantam: kozmetik önerileri ve bilgisi için.

5. Yurtdışından Alışveriş Rehberi: gerçek bir yol gösterici ve rehber olduğu için :)

6. Cantamin İçindekiler: beni tırnaklarına hayran bıraktığı için.

7. Life With Hellokity: kozmetiğe olan merakımı körüklediği için.

Şimdi de..

7 things about Lady Odeur (dramaqueen beni zamanında mimlemiş ama ben görmemişim)

1. Hayvanları çok seviyorum hatta insanlardan daha çok seviyorum. Hayvanların bizim yüzümüzden acı çekmesine dayanamıyorum. Bütün hayvanları çoook sevmeme rağmen kedilere ayrıca bayılıyorum. 10 yaşında bir kedim var ve onsuz yaşamayı düşünemiyorum.

2. Bir senedir vejeteryanım :) ve hayvanlar üzerinde test edilen kozmetikleri kullanmıyorum.

3. Balık burcuyum ve burcumun özelliklerini taşıyorum. Duygusalım ve hayal aleminde yaşıyorum. Ayaklarım yere basmıyor :)

4. Şapka tasarımı yapıyorum ve yakında şapkalarımla da karşınızda olmayı düşünüyorum.

5. Paris i çok seviyorum. Hayatımın bir dönemimde orda yaşamak istiyorum ve bu nedenle fransızca öğreniyorum.

6.Yağmuru ve kapalı havayı çok seviyorum. Günlerce aralıksız yağmur yağsa bıkmam ve mutlu olurum.

7.Kozımetiğe ve modaya çok meraklıyım. Kısaca süslü bir kızım! :)

9 Mart 2010 Salı

L'eau d'Issey by Issey Miyake



1992 yılında ünlü burun Jacques Cavallier tarafından yaratılan parfüm çiçekli-su (floral-aquatic) grubuna ait. Parfümün notaları zengin:

Açılış: gül, frezya, nilüfer, siklamen ve kavun.
Orta: karanfil, zambak, şakayık.
Dip: amber, misk, sedir, sümbülteber,osmantus, sandal.

L'eau d'Issey parfüm dünyasına girdiği 90lı yıllarda büyük bir ilgiyle karşılandı. 90ların imajına uygun bu parfüm, su parfümlerinin de kilometre taşlarından biri kabul edilebilir. Su parfümleri, insana suyu ve denizi anımsatan, ferah parfümler olarak tanımlanabilir.

L'eau d'Issey açılış notalarıyla ferahlatıcı su/deniz hissini insana veriyor. Özellikle kavun ve frezya baskın rol oynuyor. Orta notalarda çiçeklerle birlikte ısınan parfüm, açılıştaki yoğun ferah hissi neşeli çiçeklere bırakıyor. Orta notalarda ısınmasına rağmen, verdiği serin hissi kaybetmiyor. Parfüm teninizde geliştikçe dip notalardaki amber balımsı bir tatlılık veriyor. Çiçeklerin tatlı esansları ve balımsı amber kesinlikle rahatsız etmeyen ferah bir tatlılık sunuyor.

L'eau d'Issey bana yaz akşamları deniz kenarında içilen hafif bir kokteyli ve tatlı meltemlere karışan yaz çiçeklerinin kokusunu hatırlatıyor. Fakat bu güzel tablo kesinlikle 90lı yıllarda geçiyor çünkü parfüm o yılların pop imajıyla muhteşem bir şekilde örtüşüyor. L'eau d'Issey ferah bir parfüm olmasına rağmen özellikle çok sıcak havalarda rahatsız edici olabiliyor. Ben bunun nedenini orta notalardaki anlam veremediğim yapaylığa bağlıyorum. Orta notalardaki bu yapay nota bendeki "suyun saflığı" fikrini ezip geçerek 90larda takılıp kalıyor :)

Türkiye'de de bir dönem oldukça popüler olmuş ve hayran edinmiş parfüm günümüzde bu ilgiyi kaybetmiş görünüyor. Su parfümlerine ilgi duyuyorsanız ve biraz 90lar nostaljisi yaşamak istiyorsanız L'eau d'Issey güzel bir tercih olabilir :)

5 Mart 2010 Cuma

Eau d'Azur by L'occitane en Provence



Mimoza sever misiniz?
Yaz akşamlarını hatırlatan mimoza kokusu küçük bir şişenin içine toplanmış ve bizlere sunulmuş.
Notaları: mimoza, bergamot, sedir, misk, kediotu.
Eau d'Azur bahar gibi, güneş gibi bir koku. Parlak sarı renkli bu sıvı yaz güneşi gibi neşeli :) ama L'occitane bu güzel parfümü üretimden kaldırmış :(
Mimoza kokusu seviyorsanız ve Eau d'Azur u özlüyorsanız gelecek postları bekleyin çünkü sizi başka mimoza parfümleriyle de tanıştıracağım. :)

4 Mart 2010 Perşembe

Hot Couture Collection No.1 by Givenchy




Hot Couture No.1 2000 yılında yaratılmış çekici bir çiçekli oryantal. Notalar:

Açılış: bergamot, frambuaz ve portakal.
Orta: biber, manolya ve vetiver
Dip: sandal, misk ve


Givenchy modaevi tarafından piyasaya sunulmuş limited edition bir Hot Couture edisyonu olan parfümle tanışmam 2oo3 yılında bir duty free de gerçekleşti. Bu edisyonun Türkiye piyasasına girip girmediğini malesef bilmiyorum. Bir dönem ciddi şekilde aşk yaşadığım bu parfüm oldukça tatlı. Frambuazla birlikte lezzetli mi lezzetli bir meyveli tatlılık sunuyor insana. Orta notalardaki biber, vetiver ve manolya; tatlılığın yanında çekici bir derinlik katıyor parfüme. Yumuşacık franbuazların çekici biberler ve maskülen vetiverle buluşması çok güzel bir denge sağlamış. Dip notalardaki muhteşem üçlü! yani sedir, amber ve misk parfümün teninizde kremsi bir yapıyla olgunlaşmasını ve kalıcılığı sağlıyor .



Kullandığım dönemde çok fazla iltifat aldığım Hot Couture No.1 yumuşak ve tatlı oryantallerden hoşlanan genç kızlar için bence biçilmiş kaftan. Ben tatlı parfümleri severim ama çocuksu bir tatlılık olmasın aynı zamanda da derinlikli ve çekici de olsun diyorsanız karşınızda Hot Couture No.1!!!

1 Mart 2010 Pazartesi

John Galliano

Galliano'nun ilk parfümü 2008 yılında Dior modaevi tarafından yaratıldı. Uzun süre Türkiye'ye gelmeyen parfüm nihayet parfümerilerin raflarında gotik yüzünü bize göstermeye başladı. Son derece gösterişli ve de gizemli şişesinin içinde ise güçlü bir çiçekli-aldehid bulunmakta!
Parfümün notaları oldukça zengin:

Açılış: aldehitler ve bergamot
Orta: gül, iris, şakayık, menekşe ve lavanta
Dip: sedir,misk,paçuli,amber ve tütsüler

Galliano sıradışı çizgisini parfümüne de yansıtmış ve ortaya oldukça zor bir koku çıkmış. Zor parfümleri seven biri olmama rağmen bu sefer bu sıfatı ne yazık ki kötü anlamda kullandım :(
Parfümün sert açılış notalarıyla birlikte aldehitler devreye giriyor ve parfüm oldukça gösterişli bir tona bürünüyor. Son derece güçlü bu parfüm bana geçmişi, çocukluğuma ait bir kokuyu anımsatıyor. Galliano, 80lerde sık sık karşılaştığımız 3. sınıf ağır mı ağır parfümlerden birini allamış pullamış veee gotik bir prenses kılığında karşımıza çıkarmış.

Parfüm bir süre sonra nihayet yumuşadığında pudralı çiçekler açığa çıkıyor. Büyükannenizin sandığından çıkan kurutulmuş menekşeler, güller ve şakayıklar düşünün. Nostaljik fakat bir süre sonra başınıza ağrılar girmesine neden olan bir yaşlı kadın kokusu. Dip notalardaki paçuli ve tütsü de bu old fashioned imaja sağlam bir destek vermişler ve ortaya en güzel giysilerini giyip pazar ayinine katılan yaşlı teyzelerin kullanacağı tarzda bir koku çıkmış.

Aldehidik parfümleri kullanmak her zaman zordur çünkü içlerinde yapay tonlar bulundururlar fakat John Galliano yapaylık konusunda oscar ı almaya aday!! Parfümü Sevil Parfümeri de 60ml si 195tl ve 90ml si 250tl ye bulabilirsiniz.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...